Sayfalar

25 Nisan 2011 Pazartesi

Tanrı Değiliz Ama Yaratıyoruz!

Evet, neden böyle bir başlık? Şu şekilde açıklayabiliriz ki biz okulumuzda oluşturduğumuz "Yaratıcı Yazarlar" etkinliği ile birbirimiz ile yazılarımızı paylaşıyor; yarışmalara hikâyeler gönderiyoruz. Gönderdik en azından daha önce, ileride ne olur bilemiyorum. Hah, ne diyordum. Biz blog açmaya karar verdik. -Yalan. Direk İrem (Nar-ı Beyza) karar verdi; sonradan haberimiz oldu. Sonra başlık bulun diye söylendi durdu. Bir yazıma koyabilme derecesindeki bu yüce başlığı söyledim ben de. Sanki oldu bu, değil mi? Yaratıcı Yazarlar, olmamız nedeniyle cuk diye oturdu da diyebiliriz.

Peki ya biz ne yapacağız?
Şöyle diyelim; İrem'in tafralarını çekecek, Ayça'nın tekrar yazmasını sağlayacak, yazılarımızı paylaşacak, hocamızın gözüne girmeye çalışacağız.
Pişman mıyız? Hayır.

Tema için Tolga'ya teşekkür ediyoruz.

Neyse, ben lafı daha fazla uzatayım,canım istedi.

Şimdi, burada ne haltlar yiyoruz? Çok eğleneceğiz. İrem'in vampirlerinden benim intihar edip duran karakterlerime, Ayça'nın psikolojik sorunlu kahramanlarından Didem'in ketum'larına, Gülşah'ın karlarından Merve'nin elma şekerlerine kadar her şey olacak. Hatta, Huriye'nin Hindistan'ın baharat kokuları bile var.

Şimdi, biz yazdığımız yazıları sırası ile eklerken, sizlere bilgiler de vereceğiz, yani ben vereceğim en azından kendi yazılarımla alakalı. Sonra, işte biz blog açtık, ben lafı uzattım falan.

Ben Emre. Emreduard olarak karşınızdayım. Hadi sağlıcakla kalın. Kan emmeyi unutmayın.

0 yorum:

Yorum Gönder